23 Kasım 2017 Perşembe
 EN
 TR
 Twitter
 Facebook

BOZCAADA

Bozcaada'yı dünyanın en saygın gezi dergilerinden Conde Nast Traveller'ın "dünyanın en güzel dördüncü adası" olarak seçtiğini ve antik tarihçi Heredot'un "Tanrı, insanların uzun ömürlü olmaları için Bozcaada'yı yaratmış" sözlerini hatırlatırsak, her halde başka söze gerek kalmaz. Yine de devam edelim... 

Yakıcı güneşi, serin ama mükemmel denizi, leziz üzümleri ve şarapları, taze balığı ve bol oksijeni ile cennetten bir köşeden söz ediyoruz. Ayazma Plajını, kalesini, Osmanlı dönemi camiilerini, Rum mahallesi ve kilisesini, bağlarını, merkezdeki restoran ve kafeleri,  Polente feneri ve rüzgar türbinlerinin bulunduğu terastan gün batımı seyrini de unutmayalım...

Tamamının doğal ve tarihi sit alanı olması adanın bakirliğini korumasında önemli bir etken olmuştur . Bozcaada için söylenilecek ilk söz, bağcılık ve şarapçılığın geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan köklü geleneklerinden biri olduğudur. Bozcaada’nın en dikkat çekici yanlarından biri de bakir koyları,turkuaz rengi denizi ve incecik kumları olan sakin ve huzur dolu plajlarıdır. Adada denize girilebilecek çok sayıda irili ufaklı koy bulunur. Adanın istediğiniz yerinde denize girebilir dalış yapabilirsiniz…

Tarih

Antik çağda Leukophrys,Yunan mitolojisinde ise Tenedos adıyla bilinen Bozcaada’nın ilk sakinleri Akaların bir kolu olduğu ve M.Ö. 2000 yıllarında yerleştikleri tahmin edilen Pelasg’lardır (Pelazziler). Akalar'dan sonra Ada’ya sırasıyla Fenikeliler, Atinalılar ve Yunanlılar hakim olmuştur. Ada M.Ö.493’de Pers istilasına uğramış, M.Ö.334 yılında ise Pers istilasına son veren Büyük İskender devri başlamıştır. Bergama Krallığından sonra M.Ö.168 yılında Roma hakimiyetine girmiştir. Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında ikiye bölünmesiyle Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğuna dahil olmuştur.1203 yılından sonra Bozcaada üzerinde Bizans-Ceneviz-Venedikliler arasında egemenlik mücadelesi başlamıştır.

Bozcaada ilk defa 1455 yılında Fatih Sultan Mehmet devrinde Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır. Osmanlı ile Venedik arasında Bozcaada için mücadeleler olmuş, Ada zaman zaman Venedik hakimiyetine girmiştir. Bozcaada Osmanlı döneminde bir kale dizdarı ve kadı tarafından yönetilmiş,19.yüzyılın sonlarında Merkezi Sakız ve Rodos olan Cezair-i Bahr-i Sefid Eyaletinin Midilli Sancağına bağlı bir Kaymakamlık olarak teşkilatlanmıştır. Bu dönemde Ada’da Belediye dairesi bulunmaktadır.

1912 yılında Balkan Savaşı sırasında Yunan donanmasınca işgal edilmiş olup, Lozan Antlaşması sonucunda 20 Eylül 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmıştır.

Coğrafya

Ege Denizi’nin kuzeyinde, ülkemize ait iki adadan biridir. Bozcaada Türkiye’nin üçüncü büyük adası olarak Çanakkale Boğazı’nın hemen girişinde yer alır. Yerleşim, adanın kuzeydoğusunda yer alan ilçe merkezinde toplanmış olup bunun dışında herhangi bir köyü bulunmamaktadır.

Çanakkale Boğazı’nın 12 deniz mili güneyinde yer alır, Çanakkale il merkezine 25 mil, Gökçeada’ya 17 mil, Limni’ye 26 mil, Midilli’ye 27 mil ve şu anda ulaşımın sağlandığı Ezine ilçesi Geyikli Beldesi Yükyeri Feribot İskelesine 4 mil uzaklıktadır. Çevresi 38 km. tutan Bozcaada’nın alanı 36.67 km2 olup, etrafındaki irili ufaklı 17 adacık bulunmaktadır. Bu adacıklardan en büyüğü 800 dönümlük arazisi ile halk arasında Tavşan Adası diye bilinen Mavriya Adası’dır.

Bozcaada bulunduğu konum itibariyle tüm özelliklerini taşımasa da Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Yazları serin ve kurak, kışları ılık ve az yağışlı geçer.Yılın tüm aylarında rüzgarlı, özellikle kış aylarında aşırı rüzgarlıdır. Ada’da 65 familyaya ait 437 tür bitkinin olduğu tespit edilmiştir.

Nüfus
 
Bozcaada nüfusu, 2012 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt sonuçlarına göre 2.465’dir. Yazın gelen ziyaretçilerle ada nüfusu 8-10 bin’e kadar çıkabilmektedir.

Ulaşım

Otomobille: İstanbul’dan gelirken Tekirdağ-Keşan yolu üzerinden Çanakkale Boğazı’na  vardıktan sonra, Gelibolu'dan, Eceabat'tan veya Kilitbahir'den feribotla Çanakkale’ye geçtikten sonra Geyikli-Bozcaada tabelalarını takip ederek yaklaşık 50 dakikada Geyikli Yükyeri Feribot İskelesi’ne ulaşabilirsiniz.

Otobüsle: Özellikle sezonun yoğun olduğu dönemde İstanbul ve İzmir’den Bozcaada’ya her gün Geyikli Yükyeri İskelesi’ne kadar otobüs bulabilirsiniz. Yaz dönemi dışında İstanbul tarafından geliyorsanız Çanakkale otogarından Geyikli İskelesine veya İzmir yönünden geliyorsanız Ezine’deki otobüs garından Geyikli’deki iskeleye giden minibüsleri kullanabilirsiniz.

Uçakla: İstanbul’dan Bozcaada’ya en kısa sürede ulaşmanın yolu, İstanbul-Çanakkale arasında yapılan uçak seferlerini kullanmaktır. Çanakkale otogarından saat başı kalkan minübüslerle Geyikli Yükyeri Feribot İskelesi’ne ulaşabilirsiniz. 

Feribotla: Bozcaada’ya ulaşım Gestaş tarafından feribot ile sağlanıyor. Bozcaada ile Geyikli Yükyeri Feribot İskelesi arasındaki 4 mil mesafe, ortalama yarım saatte alınıyor. Yaz sezonunda karşılıklı yapılan sefer sayısı 6 iken, bu sayı kışın 3’e iniyor.

Deniz Otobüsüyle: Yaz döneminde Çanakkale-Bozcaada arasında haftanın üç günü deniz otobüsü bulunmaktadır.

Görülecek Yerler

Ada Sokakları: Otantik yapısı ,zakkumların ve sardunyaların süslediği şirin rum evleri, ve arnavut kaldırımları… Belki Ada sokaklarını bir saat içinde yürüyerek gezebilirsiniz ama bir kere dolaşmak asla yetmeyecektir, her seferinde yeni bir ayrıntı keşfedeceğiniz sokak araları özellikle fotoğraf severler için , bol vakit geçirilmesi gereken yerler.

Bozcaada Kalesi: Feribotla adaya yaklaşırken ilk dikkatinizi çekecek adanın heybetli kalesi olacak.Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri olan Bozcaada Kalesi’nin ilk olarak ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Fenikeliler, Cenevizler ve  Venedikliler tarafından kullanılan kale, bugünkü görünümünü Fatih Sultan Mehmet döneminde var olan kalıntılar üzerine 1455'te tekrar inşa edilmesiyle almış. İç bölümünde Bozcaada’dan çıkarılan arkeolojiik eserler ve eski amforalar sergilenmektedir.

Şarap Fabrikaları: Bozcaada'nın şarap fabrikaları, şarapçılık geleneğinin çok eski yıllara dayandığı adanın vazgeçilmez yapıları... Dilerseniz şarap fabrikalarının hiçbir ücret ödemeden gezebilir, şarabın şişelenme aşamasına tanık olabilirsiniz ayrıca yanında tadım yaparak alışveriş yapabileceğiniz şarap satış mağazaları da bulunmaktadır.

Bozcaada Alaybey Camii: Çocuk parkı karşısında, şehrin tam merkezinde kırmızı kesme taştan yapılmış olan camidir. İnşa tarihi kesin bilinmemekle birlikte, 1700 yıllarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Caminin avlusunda ufak bir mezarlık bulunmaktadır. Burada 14 tane mezar vardır. Bunlardan biri Osmanlı’da sadrazamlık yapmış olan Halil Hamit Paşa’ya aittir. İbadete açıktır.

Ayazma Manastırı: Bozcaada’nın ayazması adanın güney kısmında yer alır . Burada çift oluklu tarihi bir çeşme, 8 yaşlı çınar ağacı, küçük bir manastır ve 2 tane tek katlı yapı bulunur. Ayazma’daki Rum Ortodoks cemaate ait manastır, Rum azize Aya Paraskevi adına yapılmış ve onun adını taşımaktadır. Her yıl 25-26-27 Temmuz’da kutlanan Rumların Aya Paraskevi günü Yunanistan’dan gelen ve ada halkınında katıldığı kalabalık bir grubun Ayazma’da toplanıp eğlendiği,halk arasında  Ayazma Panayırı denilen gündür.

Göztepe: Adanın en yüksek noktası (192 m.) olan Göztepe’ye çıkmak, denizin ortasındaki büyük bir geminin kaptan köşküne çıkmak gibi. Adanın dört tarafını görebileceğiniz etkileyici bir manzarası var. Özellikle güneş batarken kaçırmamanız gereken bir manzara size bir ada üzerinde olduğunuzu hissettirecek! Göztepe’ye çıkmak için düzgün bir araba yolu bulunmaktadır. Merkezden yürüyerek de 30-45 dakikada ulaşabilirsiniz.

Bozcaada Müzesi: Bozcaada Müzesi, ziyaret ettiği yeri yakından tanımak isteyenler için eşi bulunmaz bir fırsat. Ada günlerinizi daha anlamlı kılmak istiyorsanız adaya gelir gelmez yapmanız gereken ilk şey bu müzeyi ziyaret etmek.

Rüzgar Gülleri: Gündüze son noktayı koymak için Batı Burnu’nu ziyaret etmek bir gelenek haline gelmiş adada.Belki de hayatınızda seyredebileceğiniz en büyüleyici günbatımı  burnunuzda yabani kekik kokuları ve yüzünüzü okşayan vazgeçilmez ada rüzgarı ile sizi bekliyor.

Meryem Ana Kilisesi: Bozcaada’daki Rum Ortodoks cemaate ait, ibadete açık olan tek kilisedir. Rum Mahallesinin tam ortasına konumlanmıştır. Giriş kapısında 1869 tarihi okunan kilisenin, ilk yapılış tarihinin Venedikliler zamanına kadar uzandığı düşünülüyor. Avlusundaki 4 katlı çanın bulunduğu saat kulesinin yüksekliği 23.8 m dir.Kilisenin içini görmek için tek fırsatınız Pazar sabahları 8‘de yapılan ayindir. Onun dışında ziyarete kapalıdır.