19 Eylül 2017 Salı
 EN
 TR
 Twitter
 Facebook

Gökçeada-2

Antik dönem yazarlarından Plinius, Imbrus  veya Imbros olarak bahsettiği Gökçeada'nın ismi Osmanlı döneminde İmbros’tan İmroz’a dönüştürülür. Ada'nın adı Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye’sinde İmroz şeklinde geçmektedir. Ege’nin bu şirin adası, Gökçeada ismini 29 Temmuz 1970 yılında almıştır.  

Adanın en eski yerleşiklerinin Pelasglar olduğu bilinmektedir. Miltiades adayı M.Ö. 500'de Atina'ya bağlamıştır. Roma egemenliğine kadar Atina yönetiminde kalmıştır. 1455'te Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılan Gökçeada, 1922 - 1923 yılları arasında Yunan işgalinde kalmıştır. 1923 yılında Lozan Antlaşması'na göre 22 Eylül 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlanmıştır. 
 
Kuzeydoğu Ege denizinin mavi sularında muhteşem bir manzara sunan Gökçeada, Çanakkale'nin nüfusu en az olan ikinci ilçesidir. 289.5 km2’lik yüzölçümlü adanın kara ile bağlantısını Kuzu Limanı sağlamaktadır. Gelibolu Yarımadası’nın batısındaki Kabatepe Limanı’na 14 mil ve Çanakkale’ye 33 mil mesafede bulunan Gökçeada’nın, andezitten oluşan tepeleri, derin ve yeşil olan vadileri, dantela gibi işlenen kıyıları ve tatlı su kaynakları, onu diğer Ege adalarından ayrıcalıklı kılmaktadır. Güney kıyıları Aydıncık (Kefalos) plajıyla adaya doğal bir güzellik kazandırmaktadır. Adanın kuzeydoğu yönündeki Kuzu Limanı, genişçe bir koy oluşturmakta ve büyük bir bölümü günümüzde plaj olarak kullanılmaktadır. Kuzey sahilinde, Büyük derenin denize kavuştuğu kesimde Kale köy plajı çekiciliğini korumaktadır. Yüksek bir tepe üzerindeki eski kale kalıntılarıyla iç içe geçen Kale köyün doğu yönündeki Yıldız Koy, Deniz Parkı, Yelken Kaya ve Peynir Kayalıkları, hırçın dalgalarla dövülen adanın kuzey kıyılarını cazip kılmaktadır. 

  Ekolojik ürünleriyle fuarlarda adından söz ettiren Gökçeada, doğal güzelliklerini koruyan ve tarihi değerlerini kuşaktan kuşağa aktarmasını bilen  ender adalarımızdandır. Doku bütünlüğünü koruyan tarihi değerlere sahip köyleri mevcuttur. Bunlar arasında Dere köy, Zeytinli ve Eski Bademli köyleri, çeşme, çamaşırhane, kilise ve diğer özgün yapı gruplarıyla ön plana çıkmaktadır. 

2002 yılından bu yana ada içerisinde gerçekleştirilen organik tarım faaliyetleri ile özellikle 2008 yılından bu yana gerçekleştirilen tarım turizmi uygulamaları sayesinde misafirlerine eşsiz bir doğal ortam sunan Gökçeada, 2011 yılı Haziran ayında almış olduğu Cittaslow unvanı ile dünyanın ilk ve tek sakin adası olmuştur. Ege denizindeki sörf sporu için en ideal noktalardan biri olan Gökçeada, özellikle son yıllarda çeşitli ulusal ve uluslar arası organizasyonlar ile adından sıkça söz ettirmektedir.Bozulmamış bir doğa, her adımda tarihin en hoş anları ve organik ürünlerle harmanlanmış, çok kültürlülüğün ahengini sonuna kadar duyumsayacağınız bir tatil için Gökçeada eşsiz bir seçenektir. Gökçeada özellikle İstanbul, Bursa ve İzmir gibi metropollere yakınlığı ile ilgi odağı konumuna gelmiştir.